Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nedir? (Haneye Tecavüz)

Temel hak ve özgürlüklerden biri olan konut dokunulmazlığı hakkı, hem uluslararası belgelerde hem de anayasalarda düzenlenmiş ve güvence altına alınmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde ise bu temel hakkın ihlali yaptırıma bağlanmıştır.

Halk arasında “haneye tecavüz” olarak bilinen konut dokunulmazlığının ihlali suçu ve cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 116. maddesinde düzenlenmiştir.

Kanuna göre;

  • Bir kişinin konutuna veya konutunun eklentilerine rızası olmadan giren,
  • Ya da rızayla girdikten sonra çıkması istenmesine rağmen çıkmayan kişi,

mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Aynı fiilin işyerlerinde işlenmesi halinde ise ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır.

Eğer suç;

  • Cebir kullanılarak,
  • Tehdit ile,
  • Gece vakti işlenirse

ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak uygulanır.


Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu Nasıl Oluşur?

Madde metninden de anlaşılacağı üzere bu suç iki şekilde işlenebilir:

  1. Rıza olmadan konuta, işyerine veya eklentilerine girmek
  2. Rıza ile girildikten sonra çıkılması istenmesine rağmen çıkmamak

Yani bir kişinin konutuna, eklentilerine veya işyerine hak sahibinin izni olmadan girmek, bu suçu oluşturur.

Yargıtay uygulamasına göre bu suçun oluşması için failin vücudunun tamamen bu alana girmesi gerekir.

Bu nedenle;

  • Taş atmak
  • Bir şey fırlatmak
  • Telefonla aramak
  • Kapıyı çalmak
  • Kapıya kulağını dayayıp dinlemek
  • Pencereden içeri bakmak
  • Camı tıkırdatmak

gibi eylemler tek başına bu suçu oluşturmaz.

Failin konut veya işyerine tam olarak girmesi gerekir. Eğer girmeye çalışmış fakat başaramamışsa, bu durumda suç teşebbüs aşamasında kalır.

Yargıtay kararlarında; işyerinin kepengini açmaya çalışan ancak polis gelince içeri giremeden kaçan kişilerin suça teşebbüsten sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.


Rıza ile Girilen Yerden Çıkmamak

Suçun bir diğer işlenme şekli ise rıza ile girilen yerden çıkmamaktır.

Örneğin bir kişi eve davet edilmiş olabilir. Ancak daha sonra ev sahibi o kişinin gitmesini istemesine rağmen kişi gitmezse, bu durumda konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir.

Ev sahibinin çıkılmasını istemesi;

  • sözlü olarak,
  • yazılı olarak
  • ya da davranışlarıyla

ortaya konabilir.

Bu irade ortaya konulduktan sonra kişi makul bir süre içinde çıkmazsa, suç oluşmuş olur.


Birden Fazla Kişinin Yaşadığı Konutlarda Rıza

Konut veya işyeri birden fazla kişi tarafından kullanılıyorsa, bazı durumlarda bir kişinin verdiği rıza yeterli olabilir.

Ancak bu rızanın meşru bir amaca dayanması gerekir.

Yargıtay’a göre meşru amaç;
başka kişilerin haklarını ihlal etmeyen ve hukuka aykırı olmayan amaçlardır.

Örneğin Yargıtay kararlarında;

eşlerden birinin şehvet amacıyla bir başkasını konuta almasının meşru bir amaç olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda verilen rıza geçerli sayılmaz.

Bu değerlendirme Türk Medeni Kanunu’ndaki sadakat yükümlülüğü ile de bağlantılıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesine göre eşler birbirine sadık kalmak zorundadır. Bu nedenle sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bir amaçla üçüncü kişinin konuta alınması hukuken korunmaz.


Konut Nedir?

Ceza hukukunda konut kavramı oldukça geniş yorumlanır.

Bir kişinin;

  • barınma
  • dinlenme
  • günlük yaşamını sürdürme

amacıyla kullandığı her yer konut sayılabilir.

Bu nedenle sadece evler değil;

  • apartman daireleri
  • otel odaları
  • çadırlar
  • karavanlar
  • hatta bazı durumlarda mağara veya kovuklar bile

konut olarak değerlendirilebilir.

Bir yerin konut sayılabilmesi için mutlaka sürekli kullanılmasına gerek yoktur. Kısa süreli kiralanmış bir otel odası bile ceza hukuku açısından konut kabul edilir.

Ancak henüz taşınılmamış boş bir daire veya inşaat halindeki bir yapı, fiilen kullanılmadığı sürece konut sayılmayabilir.


Kamuya Açık Yerler Konut Sayılır mı?

Herkesin girip çıkabildiği yerler konut sayılmaz.

Örneğin;

  • tiyatrolar
  • sinemalar
  • kafeler
  • lokantalar
  • kahvehaneler

gibi yerler açık oldukları sürece konut dokunulmazlığı kapsamında değildir.

Ancak bu yerlerin sahiplerinin oturduğu özel bölümleri varsa, bu alanlar konut sayılır.

Yargıtay kararlarında genelevlerin kapalı olduğu saatlerde izinsiz girilmesinin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir.


Eklenti Nedir?

Kanunda geçen eklenti, konutla bağlantılı ve onun kullanımını tamamlayan yerlerdir.

Örneğin;

  • bahçe
  • garaj
  • depo
  • kömürlük
  • apartman bodrumu

eklenti sayılabilir.

Bu yerlere de rıza olmadan girilmesi veya çıkılmaması durumunda konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir.


Kiraya Verenin İzinsiz Eve Girmesi Suç Mudur?

Uygulamada sık karşılaşılan durumlardan biri de ev sahibinin kiracının izni olmadan eve girmesidir.

Kiracı ile kiraya veren arasında kira ilişkisi olsa bile kiraya veren, kiracının rızası olmadan eve giremez.

Aksi halde konut dokunulmazlığının ihlali suçu oluşabilir.


Suçun Daha Ağır Cezayı Gerektiren Halleri

Türk Ceza Kanunu’na göre suç;

  • cebir kullanılarak
  • tehdit ile
  • gece vakti

işlenirse ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olarak uygulanır.

Ayrıca suç;

  • silahla
  • birden fazla kişiyle
  • kişinin kendisini tanınmayacak hale sokmasıyla
  • suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak

işlenirse ceza artırılır.


Şikayet Süresi ve Dava Zamanaşımı

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu genellikle şikâyete bağlı suçlardandır.

Şikâyet süresi 6 aydır.

Bu süre, mağdurun suçu ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlar.

Suç için dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Bir konutta birden fazla hak sahibi varsa, şikâyet süresi her kişi için ayrı ayrı değerlendirilir.

Konut dokunulmazlığının ihlali suçu ve bu suçun uygulanması, somut olayın özelliklerine göre farklı şekillerde değerlendirilebilmektedir. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, burada yer alan bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak, yanlış bir işlem yapmamak veya hukuki süreci doğru şekilde yürütmek için mutlaka bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir. Somut olayın detayları değerlendirilmeden yapılacak işlemler telafisi zor sonuçlar doğurabileceğinden, haklarınızın korunması ve doğru hukuki yolun belirlenmesi için bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Stj. Av. Mehmet Ali Er